AŞK KAÇ BEDEN?

/
17 Yorumlar

     Her kadının vermesi gereken mutlaka üç beş kilosu vardır. Ben şu zamana kadar hiç kilo vermesi gerekmediğini düşünün kadınla karşılaşmadım. Ama şişmansanız işler değişiyor. Olay herkesin vermesi gereken iki kilodan fazlası oluyor. Kilo miktarına göre sağlık durumu da gitgide kötüleşiyor. Hatta bazen hayati boyutlara taşınıyor. Yediğiniz her şey zehir haline geliyor. Aşk Kaç Beden? kitabı ile gerçekten zayıflaması gereken Neve Slater ile tanışıyoruz.


     Neve tombul bir çocukmuş ve büyüdükçe de bu durum değişmemiş. Hatta durum çığırından çıkıp 150 kilonun üzerini görmüş. Fazla kiloları yüzünden lise hayatı cehenneme dönmüş. Tabi cehennem zebanisi Charlotte`da emri veren, tetiği çeken kişi. Artık nasıl bir suç işlediyse, Tanrı onu cezalandırmak için Charlotte`ı abisi Dougles`ın karısı olarak hayatına sonsuza dek sokuyor. Kiloları ve Charlotte`a rağmen hayatında güzel olan tek şeyse William. William`la üniversitede tanışmış ve ona aşık olmuştur. William Amerika`ya gittiği zamanda kafaya o dönene kadar 36 beden olmayı koyar. Onu buna itende babasının onun için sarf ettiği ağır sözlerdir.


      Aşkı uğruna zayıflamaya çalışan Neve`nin olmayan sosyal hayatıyla ilgilenme iş kız kardeşi Celia`ya düşer. Celia onun kafaya taktığı kilolarını aşmasını, yeni insanlarla tanışmasını istiyor. Bunu içinde çalıştığı derginin bir partisine Neve`yi sürüklüyor. William`ı aşması gerektiğini düşündüğü içinde onun için uygun olduğunu düşündüğü erkeklerle tanıştırmaya başlıyor. Dergilerinde çalışan, fazlasıyla çapkın editör Max bu tanıma kesinlikle uymuyor. Ama Celia`nında koruyuculuğu bir yere kadar. Max`in elinden kim kurtulmuş ki.


      Max zengindir, yakışıklıdır, muhteşem bir cazibesi vardır ve yalnızdır. Etrafın da çılgın bir kalabalık olmasına rağmen gerçekten iletişim kurduğu insan yoktur. Celia`yla kilolarını yarattığı özgüvensizlikle Max`i geri çevirir ve üzerine birde William`a duyduğu aşkı anlatan bahane içerikli bir mektup yazar. Neve`nin farklı tarzı yüzünden ilk olarak Max kendini Neve`nin kapısında, ardından da “krep sevgilisi” olarak bulur. Krep sevgili tanımı ise işin tüm esprisi olduğu için sesimi yavaşça kısıyorum.


 Yazarın yanlış bilmiyorsam ülkemizde basılan ilk kitabı ve ben çok sevdim. Kilolu bir insanın psikolojisini iyi yansıtmış ve okuyucuya başarılı bir şekilde geçirmiş. O kadar ki okurken Neve`nin tüm o takıntıları sizi sinir krizine sokarken, bir yanda da onun neden o psikolojide olduğunu anlayabiliyorsunuz. Özgüvensizliğine, zayıflama takıntısına dur demek istiyorsunuz. Önündeki gerçekleri görmesini sağlamak istiyorsunuz. Ama yıllarca kilolarıyla mücadele etmiş birine bunları kabul ettirmenin de zor olduğunun farkına varıyorsunuz. Neve ile onun bedenini sevmesini bekliyorsunuz.


         Kitabı severek okudum ama sinir olduğum bazı noktalarda olmadı değil. İlk olarak Neve`nin arşivdeki işinin uzun uzun anlatılması beni öldürdü. Olaylar daha kısa anlatılabilirmiş. On küsür sayfalık aksiyonsuz, eziyete gerek yoktu. Max`e olan duyguları daha fazla işlenebilirmiş. İş yeri sayfaları Max`den çalınmış resmen. Max`le ilgili daha fazla detay verilebilirmiş. Neve`nin kilo probleminin arkasında işlenen Max`in kendi problemlerini daha çok anlatsa olmaz mıydı? Zaten yalnız bir karakter çizmiş, bari daha çok detayını bizlere sunsaymış. Zaten Max gibi sabırlı, harika, eğlenceli bir karaktere Neve gibi bir huysuzu verdin, bari Max`inde yüzünün güldüğünü daha çok görseydik.


      Kitap baya kalındı, o yüzden çantamda bile taşımadım evden eve okudum. Ona rağmen çok hızlı bir şekilde bitti kitap. Yazarın dili verdiği detaylar güzeldi. Tabi bu Neve, nin arşiv hayatına dair detaylar değil. Oldukça başarılı bir çevirme sayılabilir. Max için arada Maks yazıldığını görmezden gelirsek. Ben okudum sevdim umarım sizde seversiniz. Koca koca okumalı günler.

  


Benzer Yazılar

17 yorum:

  1. Ne iyi oluyor kitap yazıları. Bazen ne okuyacağım konusunda bir boşluğa düşüyorum. Blog kitap tanıtımlarından epeyce faydalanıyorum. Teşekkürler Zamska... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Persephone,
      Bende baya önce okumuştum kitabı ama unutmuşum yayınlamayı. Hikayenin içine bir çok insanın yaşadığı kilo problemini yedirmesi ve bunu gerçekçi ele alması çok iyiydi.

      Sil
  2. Bir zamanlar kiloları ile başı dertte bir insan olarak, okumak istedim. Bir de Max gibi karakterler neden gerçek hayatta yok?

    Bana Max'i ver Zamska. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Drama,
      Max varsa eğer bir yerlerde üzgünüm onu sana vermem. Hatta kimseler görmesin diye saklarım. =)

      Sil
  3. O kadar şekilci bir toplumuz ki bu hikayeler bence ancak kitaplarda kalıyor. O da sanırım genç hayalleri ve umutları beslemek, hatta fantezi dünyalarını tatmin etmek için.
    Ben kilolarımın ilişkime etkisini onların dediği tarzda aklıma bile getirmemişken "bak zayıfla yoksa kocan aldatır" gibi saçma salak laflar eden bir toplumda insanın bedeni aşıp ruha gelebilmesi ne zor..

    Yakında My Mad Fat Diary'nin yeni sezonu başlıyor o da benim kilolular konusundaki favori dizim. Orada da Finn'i miz var bir tane yine gerçekliğe çok uzak.
    Hayat şişmanlara hakikaten çok zor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. D.S.K.,
      Çocukken şişmandım ve ne demek istiyorsun anlıyorum. Dalga geçmeler falan hele psikolojimi göçürmüştü.
      Kitapta zayıflama olayı öyle aa bir anda oldum olayı değildi. O sebeple gerçekçi geldi. Yıl diyet spor üçlüsü vardı. İlişki evet öyle erkek yok. Ama kadında ki süreç yazar sanki şişmandı zayıfladı yazdıgibi bir etki bıraktı bende.
      O diziyi izlememiştim hiç. Karıştıracağım mutlaka. :D

      Sil
  4. hala da zayıf olmasamda pekala çok iri de değilim ama Neva'da kendimi azıcık görür gibi oldum. Ben bu kitabı neden daha önce görmedim ki :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Romantik Optik
      Ya her kadının var bir iki kilosu. Ben küçükken görsen obezdim resmen. =)
      Benim gözden kaçan çok var. Hep senden görüp aaaa diyorum ki =)

      Sil
  5. son yazıma baksana beeeee yaaaa :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep,
      Baktım ki. Çok güzel şeyler demişsin. Duygulandım, utandım, şımardım duygudan duyguya sürüklendim =) Çok sağol güzel sözlerin için =)

      Sil
  6. sen nasıl istersen öyle yap ki yaaaa. blogda yazarsan bloguna koyarsın. yazmazsan instagramına da koyarsın ki.içinden geldiği gibi yap iştee :) ayy ne güzel yaaa heyecanlandım ki ama iştee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep,
      Bir kaç tanesini kendi bloguma koymak için saklıyorum gerisini instagramda paylaşırım ama mail veya ulaştıracebilceğim yer varsa oralarda olur tabi.

      Sil
  7. heeey gördüm fotoları instadaaa çok tatlı olmuş yine. bendeki instaya da koyarım ama onu helene arkadaşımız yönetiyo o da yok bugünlerde blogda gelir ama ona sölerim koyar sona. bloga da koyarsın tabii tamam. mail benim sadevederin@gmail.com. yollayabilirsin tabii. yani bakarız kendi bloguma da koyarım olabilir işte. foto olursa yollarsan sölersin maile bakmıyom her zaman çünküüü :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep
      Mail attım az önce gördün mü? Umarım seversin =)

      Sil
  8. notunu ve mailini hemen sölediğinde gördüm. çok sevdim fotoları. düşündüğümden çok güzel ki yaa :) fotoları koyarım bloga yazılara sona :) geçen instada görmüştüm yorumlaşmalarınızı ki. sen eylem bi de bi arkadaş daha. bak bu konuda yakında bi ropörtaj olcak. bi blogçu arkadaş roportac yapıyo benle blogdan. onu okursun sona yine konuşuruz işte. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep,
      Sevmene çok sevindim=) Geciktiği için bol bol çekti kardeşim =) Röportajı bana haber verirsin dimi?

      Sil