BİRKAÇ FİLM

/
23 Yorumlar

    Uzun zamandır aklımda olan ama yazmaya vakit bulamadığım bir sürü film var. Hepsini tek tek yazmaya ömrümün yettiğini düşünmediğim için bu kez değişiklik yapıp topluca birkaç tanesinden bahsedebilirim diye düşündüm. 


      İlk olarak Lucy ile başlıyorum. Kendileri güzel bir bilim kurgu filmiydi diyebilirim. Film Lucy`nin başının belaya girip kendini uyuşturucu mafyasının arasında bulmasıyla başlar. Dünyanın dört bir yanına taşınacak olan uyuşturucu madde insanların karın bölgesine güzelce dikilip yerleştirilir. Bilim kurgusu da Lucy`nin içindeki uyuşturucunun kana karışmasıyla başlar. Uyuşturucunun etkisi insanların üzerinde deli gibi araştırmalar yaptığı insan beyninin yüzde yüz kullanımına olanak sağlıyor. Beyninizin minicik bir parçasını değil de hepsini kullanmak Lucy`de vücut buluyor. Scarlett Johansson`a bu filmde bayıldım. Çok iyi bir oyunculuk sergilemiş. Morgan Freeman ise her zamanki gibi filmda kendi tarzını yansıtmış.


      Bir bilim kurgu ile yoluma devam ediyorum. Transcendence filmi Johnny`nin hayat verdiği Dr. Will Caster karkterinin bir süper bilgisayar yapmaya çalışmasıyla başlar. İnsandan daha zeki bir bilgisayar üretmek için çalışırken, karşıt görüşlü bir grubun saldırısına uğrar. Bu saldırı onun hayallerine giden bir kapı açar. Çünkü ondan vazgeçmeyen karısı onu canlandırmakta kararlıdır. Süper bilgisayarımız olur ama işler azıcık çığırından çıkar. Bende daha fazla Johnny görmeliydik diye ağlanırım. Filmi o var diye izledim ama izlemesem filme haksızlık olurmuş. Güzel bir kurgu ve Rebecca Hall`ın iyi oyunculuk performansı için kesinlikle izlenir.


      The Imitation Game izlediklerim arasında en sevdiklerimden biridir. Alan Turing`in yaşamından uyarlanmış bir filmdir. Kendisi bilgisayarın günümüzdeki haline gelmesini sağlayan kilometre taşlarından birisidir. İkinci dünya savaşı sırasında Almanların şifreli haberleşme sistemini yaptığı makinayla- ki buna Turing makinası diyeceğiz- alt eden ve savaşın gidişatını değiştiren bir adamdır. Sayesinde ikinci dünya savaşının süresi kısalmış ve milyonlarca insan kurtulmuştur. Spiderman bile bu kadarını yapamaz hani. Benedict Cumberbatch yani namı değer Sherlock, Alan`ı canlandırmış. Biyografik hikayeleri sevdiğim için filmi daha çok sevdim. Ama izlenmeden geçilmeyecek güzel filmlerden biri olduğundan da belirtmeden geçmiyorum.


      İkinci Dünya Savaşı`ndan kapı açmışken hemen Fury`den bahsetmek istiyorum. Fury bir Amerikan tankı. Brad`in oynadığı çavuş tankı yönetmektedir. Almanların tankları Amerikan tanklarından üstünken bölgede sıcak çatışmalar hız kesmeden devam ediyor. Savaşın son ayları olmasına rağmen Almanlar hala güçlüdür. Az sayıda silah ve insan sayısıyla Almanlarla mücadele etmek ise zordur. Filmde doğal olarak bir kahramanlık durumunu anlatıyor. Temposu çok düşmeyen, savaş sahnelerinin ve savaş psikolojisinin yer yer görüldüğü bir yapım. Oyunculuk iyi tabi ki. Filmle ilgili sevmediğim tek şey ise sonu. İnsanlık ölmedi de on beş dakikada ne değişti diye de düşünmeden edemem. İçimde kana susamış biri var bu ara anlaşıldı.


     The Theory of Everything filmi İngiliz fizikçi ve bilimadamı Stephen Hawking`in hayatından uyarlanmıştır. Kariyerinin başlarında, aşık olduğu, Als hastalığının ilk ağır belirtilerinin başladığı dönemden itibaren anlatıma başlar. Yaşadığı sıkıntıları gösterirken özellikle özel hayatındaki zorlukları anlatıyor. Hastalıkla mücadelesini. Çoğu insanın çoktan pes edebileceği bir durumdayken yaşma ve düşünmeye karşı inadı insanı hayran bırakıyor. Eddie Redmayne ise efsanevi bir oyunculuk sergilemiş. Zaten kendisini de filmle duyup fark ettim. Filmle ilgili tek şu da olsa dediğim şey ise akademik hayatının daha fazla gösterilmesi idi. 



Benzer Yazılar

23 yorum:

  1. Sadece lucy i izledim gerisini okumadım filmleri izliceeemdeeee:*
    Hem oneri olarak aldm unutmam bari :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muptezel,
      The Imitation Game ilk izle benceeeeee =)

      Sil
  2. Ben de bir tek Lucy'i izledim... Demek ki diğerleri de izlenmeli;) Teşekkürler... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Persephone,
      Bilim kurguya taktım bu ara ben ya. Ama bak izlemek istersen bence ilk The Imitation Game`i izle =)

      Sil
  3. Bilimkurgu da severim, Johny Depp'i de, önceliğim belli oldu :)
    Takipteyim, bana da beklerim. Umarım blogumu seversiniz :)
    www.nowacraft.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. NOWACRAFT,
      Umarım seversin =)
      Gelirim tabiki =)

      Sil
  4. hiç birini izlememişim,
    bir an önce en sevdiklerinden başlayacağım izlemeye :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. maviye iz süren,
      Tatilden yararlandım ben =)
      Umarım seversin =)

      Sil
  5. Kitap, film tavsiyelerine bayılıyorum :)
    Bloğunun yeni hali de çok güzel olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dördüncü Tekil Şahıs,
      Bende sevdim bu halini. İhtiyacı vardı.İlgisizlikten ölmüştü =)

      Sil
  6. hımmmm hawkingle benedicti izleyim yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deeptone,
      İkisi de çok iyiydi. Benedict uyarlama açısından çok iyi bence ve merak ettiriyor.

      Sil
  7. tüm hepsini izledim :) Seni cristopher aşkıyla öpüklerim enigmaya karşı :))hah bu arada blogunun kuşlu halimi eski halimi dersen bence eski hali.Bu daha sade daha ne ileyim işte öyle...Bence eski hali...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Plazam,
      Çok hızlısın ama yaa =)
      Pembeydi çok. Bu azıcık bana soğuk geliyor ama şimdilik sevdim. Olmadı döneriz =)

      Sil
    2. Plaza,
      Kuşu sevmedin mi ya ben çizmiştim ama =)

      Sil
  8. yeni bir tema mı ^_^ ayy çok beğendim biraz geç oldu ama daha yeni boş vakit buldum :( aralarından sadece lucy 'i izledim ama diğerlerini de izlemeyi düşnüüyorum. Özellkle Johny Depp <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Romantik Optik,
      Beğenmene sevindim. =)
      Ahaaaaa bir hayran rakip daha çıktı =)

      Sil
  9. Merhaba, blogunuzu çok beğendim ve takibe aldım banada beklerim sevgiler. http://feracelihanimkiz.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merve,
      Merhaba, hoş geldin =)

      Sil
  10. Bir tek The Imitation Game izlememişim.Seçimlerine bayıldım :) Bu gece de onu izleyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ceren Deren,
      Film zevklerimiz benziyor anlaşılan. The Imitation Game i izleme fırsatı bulduysan beğendin mi merak ettim =)

      Sil
  11. Benedict Cumberbatch bu film konusu için seçilmiş en isabetli oyuncu olmuş bence.Gerçek yaşam hikayelerini anlatan filmler hep favori filmlerim oldu.O yüzden filme bayıldım. Cinsel seçimlerde ne kadar acımasız bir uygulamayla karşı karşıya kaldığı yönü beni etkiledi.Böyle bir dehanın zamanın katı görüşlü yöneticilerinin kararlarıyla öldürüldüğünü düşündürdü.Ben film olarak sevdim.Geçmiş ve yaşadığı zaman dilimlerinde geçişler monoton olmaktan çıkarmış.Önerin için teşekkürler bu arada :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ceren,
      Memnun kalmana sevindim. Gerçek yaşam öyküsü olan filmleri bende severim. Belki çok acı verici ama Edith Piaf`la bu sayede tanışmıştım =)
      İnsanlık için bir şeyler yapmış birinin insan eliyle öldürülmesi çok manidar.

      Sil