Korsan varsa bende varım. Karayip Korsan`ları filmiyle o tek gözlü, bir kolundaki el yerine kancası ile çocukluğumun korsan unsuru tamamen değişti ve romantik bi hava aldı. Bi kaç korsan karakter içeren kitapta üzerine cila attı. Brenda Joyce`la da Maskeli Balo ile tanıştım. Bir Avuç Deniz ile de korsan karakterini okudum. Gerçi o kitapta korsan harbi kötülük doluydu ya neyse.


        Korsan bi adam ve bi korsan kızı. Cliff De Warenne daha on dört yaşında evini terk edip, kendini denizlere atmış. Bir kontun üçüncü oğluyken alması gereken bi dolu sorumluluğu yoktu nasıl olsa. Sonra yıllarca denizlerde saltanatını İngiliz devletinden torpilli bir korsan olarak sürdürüyor. Bildiğiniz  yasal korsan. Tabi kadınlarda etrafında pervane. Ne de olsa yakışıklı, karizmatik ve güçlü bir erkek. Biri prensesten biri bi cariyeden ikide çocuğu var. Yani evlenmek içinde zerre sebebi yok. Ne de olsa deli gibi sevdiği çocukları, egzotik güzellikte sevgilileri var.


          Okudum okudum bende okudum diye bağırmak istiyorum. Bu ara dersler, sosyal faaliyetler, kurslar, iş derken kendime biricik kitaplarıma vakit ayıramıyordum.  O yüzden bir kitap daha okuyabildim diye aşırı mutluyum. Ağzım kulaklarımda. Pena yayınları güzel kitaplarla atak mı yapıyor yoksa bana mı sürekli denk geliyor anlamadım.


          Nell Hawthorne arasında iki gün yaş farkı olan, birlikte büyüdüğü arkadaşı  Kyle Calloway`e aşık olur. 16 yaşına geldiklerinde birbirleri için arkadaşlık duyguları dışında şeylerde beslediklerini fark ederler. İkisi de popüler ve güçlü ailelerin çocuklarıdırlar. 18 yaşlarına kadar iki yıl çok mutlu bir birliktelikleri olur. Filmin sonunda oğlan kıza evlenme teklifi eder. Kız kabul eder  ve mutlu mesut yaşarlar. Son cümlemi görmezden gelin çünkü bu benim kafamda yazdığım son. Gerçekler ise oğlan kıza evlenme teklif eder evet;  ama kız kabul etmez. Neden mi? Çünkü kızın beyni var. Henüz genç olduklarını ve büyümeleri, hayatlarını yaşamaları gerektiğinin farkındadır. İkisinin de farklı şehirlerde okula devam etmek istediği gerçeğinin oldukça farkındadır. Ve bi fırtınanın ortasında edilen evlilik teklifinin sonunda Kyle devrilen bir ağacın altında kalarak yaşamını yitirir.

         Sonunda sınavlarım bitti. Vize demek aç, susuz, uykusuz ders çalışmak demek. Abartıyorum yine. Uykusuz çok kaldım ama aç zaten kalamam, dayanamam. Zaten sınavlarımın çoğu da kötü geçti. Yırtınıp çalıştığıma üzüldüm. Tembel benin sınavları bundan çok çok daha iyiydi. Bende hazır hafta sonu girdi diye elime Vefa Enver`in kitabı Neyse Ki Çocuk Yaptım`a aldım.  


           Uzun zamandır Vefa Enver`in kitaplarını görüp, göz ardı ediyordum. Bi kaç arkadaşa, blog sayesinde yeni tanıştığım arkadaşlara falan sordum ama şansa bakın ki kimse okumamıştı. Bende rast gele artık bi yerden başlayayım dedim. Çocuk Da Yapamadım Kariyer De ve Bunu Sen İstedin`de aynı karakterler var diye aldım ama Bunu Sen İstedin`le daldım olaya bi on sayfadan sonrada fark ettim ki ilk kitap değil. Aradan baya zaman geçti işte ben Neyse Ki Çocuk Yaptım`ı aldım ve okuyunca hepsine toptan bi yorum yapmalıyım dedim.

      Geçen hafta ilk defa oy kullandım. Otuz küsur günle geçen seçimlerde avucumu yalamak zorunda kalmıştım ama olsun. Neyse işte seçimlerden istifade Pazar gününe plan yaptım. Yatak ve kitap. Bu sayede uzun zamandır okumam için beni bekleyen kitap bitti.


      Julie Garwood hayranlığım var benim. Kendisi sayesinde İskoç erkeklerine aşık olmak ne demek öğrenmiş bulunmaktayım. Kitap kahramanımız Sam Kincaid`e İskoç asıllı bir FBI ajanı. Çifte vatandaşlık sağ olsun. Sayesinde Lyra kendi İskoç`unu buldu.