HIRÇIN AŞK- Johanna Lindsey

/
0 Yorumlar

          Seninle Başım Dertte kitabını okuduktan sonra bu Mallory ailesine bayılıyorum. Kız bu kadar harika akrabaları olduğu için gerçekten çok şanslı. Tabi okurken en çok iki bekar çapkın dayısının hikayesini merak etmiştim. Özellikle Regina`nın en sevdiği dayısı Antony`i. Zaten uzun bi seri olup yurt dışında 10 kitap basılmışken, bana sadece yayın evinin Antony`in hikayesini basmalarını beklemek kalmıştı. Kitap sonunda çıktı ama ben bi türlü alamadım. Sonunda  Antony`in hikayesine kavuştum.  Kitap elimin altındaydı ama bu kez de bi kaç sayfa okuyup olayları yanlış anlayınca hevesim kaçtı ama sonuç olarak okudum.



      Kitapta bizim uslanmaz, deli dolu çapkınımız Antony Mallory`in karşısına, dedesi öldükten sonra büyük bi mirasa konmuş ve kuzenin onla zorla evlenmek istediği İskoç güzel Roslynn çıkıyor. Roslynn acilen evlenmesi gerekiyor ve bu yüzden  İskoçya`dan ve kuzeni olacak o manyaktan kaçıp İngiltere`ye koca bulmaya geliyor. İşte tam bu noktada Antony`le karşılaşıyorlar. Birbirlerini ilk gördükleri anda büyük bi çekime kapılıyorlar. Antony o tüm arsızlığıyla kıza niyetini belirtse de Rolynn`in evlenmesi şart şayet psikopat kuzeni peşinde. Regina aradaki çekimi fark edince dayısına bi çöpçatanlık yapmaktan geri durmuyor ama dayısına tek bi şekilde izin veriyor. Evlilik! Ama Antony`in istediği son şey evlenmek. Tabi kız evlenmek zorunda olduğu için koca avına çıkıyor. Ne yazık ki Antony bunu baltalıyor ve gelişen olaylar neticesinde kızla kendisini evli buluyor. 


        Adamla kız evlenir ve mutlu son dememi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü evlendikten sonraki yanlış anlamalar Antony`in anasından emdiği sütü, sürdüğü tarlaları burnundan getiriyor. Kız çünkü çok kıskanç , öfkeli ve bildiğin deli. Raslynn dedesi kıza açık açık Antony gibi bi çapkınla evlenmesini, uslanmış zamparadan iyi koca olacağını söyledikçe kız bundan kaçtı, üstüne evlendikten sonrada adama bildiğin salakça işkence etti. O arkadaşı Fran kızı doldurdu doldurdu, sonra gitti kendini nefret ettiğini idda ettiği adamın kollarına attı bizim ki hala saf saf Antony`e saldırıp durdu. Antony`de de iyi sabır varmış cidden. Adamın üzerine gittikçe adam sabretti, onu sevdiğini gösterecek şeyler yaptı ama bizimki mal. Adam bi de gidip o kadar onun kuzeniyle uğraştı. Adam kızla evlendi kovalamayı bırakır dedik ama yok evlendikten sonra daha çok kovaladı. Adam zaten evliliğe alışmaya çalışıyorken bi de kızın anlamsız kaprisleriyle boğuşup durdu. Kendi taktiklerini uygulayıp, yavaşça durumu çözmeye kalkınca benimde sabrım zorlandı. Allahtan kitap sonunda tatlıya bağlandı yoksa ben kurdeşen dökecektim. 


      Kitapta bol bol Mallory erkeklerini gördük ki bu da harikaydı. Hele korsan dayı James Mallory bi harikaydı. Kardeşlerin atışmaları, Regina`ın kocası Nick`le Mallory erkeklerinin atışmalarını yüksek seste gülerek okudum ki Nick ve Regina`yı burada görmek çok hoştu.James`in hikayesinin giriş kısımı da bu kitapta oluşturuldu ancak yayın evi hala duruma bi el atmış değil ki bu da cidden sinir bozucu.


      Yazarı gerçekten çok seviyorum, kitabı kurgusu harikaydı ancak yayın evi çevirinin içine etmiş. Çeviri o kadar kötü ve amatördü ki kitaba başta adapte olmaya o kadar çok zorlandım ki bi kez elimden bırakmışlığım var.  Cümleleri sözlükten anlamına bakıp ilk bulduklarını aynen yerleştirmişler gibiydi. Bi de kapak var. Kapağa bakan esmer bi hatun bekliyor ama karakterin uzaktan yakından alakası yok. Yayın evi kitabı ne kadar baltalamaya çalışsa da yazarın güçlü kalemi kurtarmış diyebilirim.  Bence ilk Seninle Başım Dertte`yi okuyup buna başlamalısınız. Seveceğinize garanti veririm.



Benzer Yazılar

Hiç yorum yok: