WARM BODIES:SICAK KALPLER

/
2 Yorumlar


     Çok okuyorum doğrudur. Bi zamanlar çok da izliyodum ama şimdi pek vakit bulabildiğim söylenemez. Vize haftama geldik ki iki haftalık süreçte ilk hafta sınav bi tane,  geri kalanı eziyet olsun diye bi haftaya toplamışlar. Zaten ders çalışma problemlerim var bide böyle yapmaları insanı delirtiyo. Bende sınav diyip işten izin alınca ilk hafta için planlarım ders çalışmakken, şimdiden bi günü oyalanmakla kitap okumak ve film seyretmekle geçirdim. Hafif bi vicdan sızlaması mevcut ama filmi izledim çok da hoşuma gitti, hazır hafızam tazeyken filmde vizyondayken yazim dedim. Umarım yayınlamayı da unutmam, çünkü yazıp yayınlamadığım bi dünya şey var.


     Öyle bişey izlim diye çıktım fragmanı görünce dayanamayıp, merak edip izledim ve beğendim. Filmin kahramanı vampir, kurt adam basmış sinema ve tv yapımlarından farklı olarak zombi. “R” isimli erkek bi zombinin,  Palmer adlı bi kızı yemeyip, diğerlerinden kurtarması ile zombilerde bi tetikleyici olmasını anlatıyo esasında. Dünya bi virüs salgını kurbanı olmuş-yine- ve zavallı insanlar ya zombi ya kemik oluyo bu virüsü kapınca. Kemik olmak için tüm ruhu, umudu kaybetmek gerekiyo.




     Film R`ın konuşmalarıyla başlıyo. Kendini, içinde bulunduğu durumu anlatıyo. Karınları acıkıp, insan eti avına çıkınca arkadaşlarıyla, orda esas kızımız Palmer`la karşılaşır. Palmer`ın erkek arkadaşını bir güzel mideye indirdikten sonra kıza hissettiği çekim yüzünden kızı diğerlerinin elinde kurtarır ve yaşadığı yere getirir. Kız bizim R`dan başta oldukça korkar ki nasıl korkmasın önüne geleni yiyolardı. Ama R kıza aşık olmuştur ve onu korkutamaya, insan gibi doğal davranmaya, diğer zombilerden farklı olarak bi kaç kelimeyle derdini anlatmaya çalışmaktadır. O kız gitmesin diye uğraşmaları, iç sesi, hareketleri o kadar şekerdi ki içim ısındı. Kız gitmesin diye bi kaç gün kalmalısın diye kandırıp birlikte güzel vakit geçirdiklerini görmek harikaydı. Kızla birlikte bizde R`ın insan olma çabasını seyrettik. 


    Her şey iyi güzel hoş ama Palmer`ın sevgilisinin beynini parça parça yiyip onun anılarıyla acı çekmesi üzücüydü. Kıza sevgilisinin işini bitirdiğini söyledikten sonra kızın topuklamasından başka bişeyde beklenemezdi zaten. Ben baya filmi anlattım ama elimde değil. İzlerken bir sürü felsefe yaptım içten içe ama bahsetmeden geçemicem. Onları açıkça düzelten sevgi, umuttan başka bişey değildi. Bizden çokta farklı gelmedi. Tamam ölü falan değiliz ama tam bi zombi hayatı yaşıyoruz. Mekanik, duygulara oldukça az yer verilen falan filan. İstediğimiz ihtiyacımız olan bira inanç, umut ve sevgiden başka bişey değil bence. Konuşmayı fazla bulurken bunları gösterebilmek ne kadar mümkünse artık.


    Felsefe yapmayıda bi kenara bırakırsak filmi sevdim içimi ısısttı. Komik yerleri vardı, az çok aksiyonu. Hikaye oldukça naif işlenmiş. Aşk boyutuna bakarsan yine “Aşk Sınır Tanımaz” sloganı vardı. Şimdiki hallere göndermede iyiydi. Gerek Kim Kardashian`lı dergi olsun gerek espirileri. Zaten zombiye bayıldım. Hayır ilerde zombi olacaksa sadece yakışıklı tipler olmalı. O kadar zombili hortlaklı filmler gördüm ama bu kadar şeker ve yakışıklı zombi görmedim. E kıza da haklı olarak sevgilimi yemiş falan demeden aşık oldu. Kızda ki de cesaret hani. Gerçekte olsa çoktan topuklamış kendimi mutfağa –kendinizi bi yere kilitlemeye kalkarsanız aklınızda bulunsun en iyi yer mutfak, e malum insan hali acıkıyosun- kilitlemiştim ben.


     Oyunculukları kesinlikle sevdim. R karakterini oynamak zor olsa gerek. Tamam az, yavaş hareket falan da o mimikler, aşırıya kaçmadan oynama meselesi zor olsa gerek ki Nicholas Hoult çok iyi oynamış. Teresa Palmer`ın oyunculuğu güzelde, kızı şu Bella-Kristen Stewart-`ya benzetme olayı ne anlamadım. Vaktiniz varsa sınavları falan da salla diyosanız, romantik, aksiyon, bilim kurgu, korku-kurt adam olmuş Jacob`dan  korkan arkadaşlarım vardı -, gerilim falan seviyosanız izleyin derim. İzlemeyi değil okumayı seçerseniz Isaac Mairon`un aynı isimli kitabı Türkçe'ye çevirilmiş vaziyettedir. 




Dediğim kadar benzemiyo mu ama?



Benzer Yazılar

2 yorum:

  1. Yeaa dün gece izledim, bende bloguma yazıyordum tavsiye olarak web de bakınırken senin yazına rastladım:)) Bloglovin ve Bloggerdan takipteyim:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nilgün Mete,
      Bir buçuk yıl olmuş ve ben yeni fark ediyorum. Tam dayaklığım =) Güzel filmdi =)

      Sil