Follow my blog with Bloglovin ZAMSKA: TRES METROS SOBRE EL CİELO : AŞKA YÜKSELİŞ

1 Mayıs 2013 Çarşamba

TRES METROS SOBRE EL CİELO : AŞKA YÜKSELİŞ


     Kız kardeşim “Bu film Ma Première Fois filminden daha güzel mutlaka izlemelisin.” sloganıyla yaklaşınca dayanamayıp izledim.filmi sevdim mi sevmedim mi pek anlayamadım nedense. Kız kardeşim çünkü yanlış sloganla girmiş meğer olaya. Ma Première Fois abartısız en sevdiğim filmlerden biridir. Şimdi en sevdiğim filmden daha güzelini beklerken aslında biraz benzerini buldum karşımda. Gerçi bu film 2010 yapım ama şuan Türkiye’de Aşka Yükseliş adı altında yeni vizyona girdi. Yazıyı yazmadan önce yorumları karıştırdım herkes muhteşem falan demiş ama ben hala kararsızım.  


     Filmin konusu :"Henüz lise çağında olan iki genç Hache ve Babi, birbirlerine tutkuyla bağlanacaktır fakat onların birbirinden önemli farklılıkları vardır. Çapkın bir delikanlı olan Hache, sıradan bir aileye sahiptir ve özgürlüğüne düşkündür. Daha zengin bir aileye ve rahat bir yaşantıya sahip olan Babi için ahlak değerleri ön plandadır. Babi’nin masum yaşantısına dahil olmaya çalışan Hache, başlangıçta kendisinden nefret edilmesine sebep olacak fakat ısrarı büyük bir aşkın doğmasını sağlayacaktır. Onlar için bu aşk, hayatlarında bir ilk olacaktır. Ancak iki sevgilinin ailesi, bu ilişkiye karşı çıkacak ve yaşadıkları aşk zaman zaman çıkmaza girecektir." olarak geçiyo. Bense bu tabıtım kısmına pek katılmıyorum. Bi kere Babi çok da ahlak düşkünü bi tip gibi gelmedi bana. Bence sadece patlamak için zamanını bekliyomuş. Hache de sıradan bi aileye sahip falan demişler sıradan aile anlayışlarını pek kavrayamadım. Çocuğun anasının karıştırdığı haltlar, ailedeki ev falan pek de sıradan tanımına girmiyor. Yani konuda yansıtıldığı gibi zengin fakir çatışması dramı falanda yok.






     İşin aslı çocuk anasının yediği haltlar yüzünden yoldan çıkmış bi çocuk. Yoldan çıkmış dediysem önceden inek tipliyken şimdi bildiğiniz erseri olmuş. Motosiklet yarışları, kavgalar, güç gösterileri falan filan. Kızsa okula git gel, despot anne egemenliğinde yaşa modunda. Kızla çocuk ilk karşılaştıklarında çocuk ilk görüşte kafayı -aşk demeye dilim varmadı o serseri karizmatik çocuğa bu duygusal yaklaşımı konduramadım- takıyo. Sonra bi şekilde tekrar bi partide yollar kesişiyo falan. Çocuk kıza sonlarının nasıl olcağını söylüyor falan ama kız hiç oralı değil. Kız naz yaptıkça çocuk üzerine gidiyo. Ev sevdiğim kısımlardı kaçma kovalamacaları. Kızın en yakın arkadaşıyla çocuğun en yakın arkadaşı çıkmaya başlayınca kızda ister istemez şu bu sebeple çocukla karşılaşmak zorunda kalıyo ve sonunda aşk kıvılcımları çakıyo.



     İlk hoşuma giden şeyleri söylicem. Çocuk kesinlikle karizmatik ve çekici. Hareketlerini mimiklerini sevdim. O gülüşüne, cüretkar tavırlarına, sınır tanımamasına, hayatı dolu dolu yaşamasınaysa, kızın ısrarla peşinden koşmasına bayıldım. Kızaysa aslında hep sinir oldum ama neyse. Aralarında oluşan aşk için oldukça çok mücadele ettiler. Kız sonunda annesine baş kaldırdı, çocuk tüm acısını ilk defa kıza açtı. Birlikte hayatlarının keyfini sürmeye, eğlenmeye başladılar. Çocuk kızı kırdıkça yaptığı hataları tamir etmek için savaştı. Kızın isteklerini yapmak için sınırları zorladı. Manyakça gelebilir ama hocası kızı bırakmasın diye kadını tehdit bile etti. Aralarındaki saf aşktı ve açıkçası izlemeye doyamadım.



     Sevmediğim saçma bulduklarıma gelirsek, çocuğun artist artist yürümesi sinir etti. Kızın çocuğun namından haberi yok okul ev yaparken bastı bacak kardeşinin her şeyden haberi oluyo, annesi bi büyük kızına lak lak lak. Çocuğu tanımayan bi o. Onu geçtim o filmin sonuna doğru çocuğu ikide bir suçlamaları yok mu? La çocuğun elinde mi her bok? Nerden bilsin ne olacağının. Kafasına taş düşse ondan biliyo, iki günde dönüp kıçı o salak, içten pazarlıklı komşuya varıyo. Bundan sonrada olan çocuğa oluyo. Çocukta yağmur altında senle konuşmak için çabalasın. Zaten kızın annesi de sinir. Kızı komşuya yamicam diye kırk takla attı. Tamam çocuk serseri, annesin endişeleniyosunda bu çocuklara da yazık günah. Kızda sürekli mantığını dinlemez mi. Aşk, sevgi, gençlik heycanı nerdeee? Tabi çocukta aslında sütten çıkmış ak kaşık değil. Bildiğiniz ciddi anlamda öfke kontrolüne ihtiyacı var. Bi kaç seans terapiden daha fazla ii var o çocuğun. Kontrolsüz güç güç değil ama çocuk dokunsa pert oluyo millet. Bide 17 18 yaşında ergensin kızın babasına öyle iki çift laf edip tavlamalar falan saçmaydı. Türkiye`de o iki afilli sözleri yemezler benden demesi. 



     Ma Première Fois daha sonra çekilmiş olabilir ama ilk onu izlediğimden benzer sahneler azıcık canımı sıktı. Kızın içki atması, çocuğun havuza atıp ıslatması, su altında öpüşme, çocuğun motoru falan. Ama Ma Première Fois de çocuk kesinlikle daha az tehlikeliydi ve daha az çılgındı. Bu çocuk resmen insanı suça teşvik ediyo, geçemem dediğiniz yerleri çiğnetiyor. 


     Yazıyı yazarken fark ettim de aslında filmi sevmişim gerçekten. Sadece çocuğun başına gelenler, sonunda en çok onun kaybetmesi, mutsuz olması beni sinirlendirmiş. E tabi filmdeki aşkı engelleyici şahıslara da sinir olmama etken. Yoksa film güzel ve izlenmeye değer. Duygusal, fazla gerçekçi hayatta olabilcek bi aşk ve ayrılık. İzlerken azıcık hüzünlendirip azıcık güldüren anladığım kadarıyla da bi çok insana sürekli kendini izleten bi film. Tavsiye eder miyim? Evet.  Bu arada ikinci filmi de varmış ve ayrılıklarını, ayrılıktan sonraki acıları, yeni biriyle baylayınca olabilecekleri anlatıyomuş. Ayrılık sonrasını izlemek farklı bi deneyim olcağı için kesinlikle izlicem. Bu arada birincisinden daha çok sevenler var. Ma Première Fois Fransızca olduğundan daha çok sevmiş olabilirim, ama İspanyolcada kulağa hoş geliyor ilgilenenler için.


Bu da ikinci filmin fragmanı:




2 yorum:

  1. Yükselir gibi oldular ama pek yükselemediler Babi'nin karaktersizliği ağır geldi :)

    Kız bana da pek ahlak düşkünü gibi gelmedi sana katılıyorum, en başından beri itici biriydi Hugo' ya asla yakıştıramamıştım..

    Film güzel başladı, aynı güzellikte devam etti ama final saç baş yoldurdu :))

    Son Sahnede motorda Hugo'nun yanında kimi beklerken kim çıktı karşıma , tam bir hayal kırıklığı ve kızgınlık yaşadım :))

    Tamam Babi' yide görmek istemiyordum o motorda ama keşke bir kız olsaydı, ikinci bir kadın karakter şarttı bence filmde, aşkın, sadakatin, bağlılığın aslında var olduğunun kanıtlanabilmesi açısından :))

    bir kız birden bire, sevdiği adamın yanında olması gereken öyle önemli, felaket bir olayda nasıl sırtını döner pes doğrusu ...

    2. filmi altyazı olmadığı için izleyemedim iki altyazı sitesine baktım ikisinde de türkçe altyazısı için yetersiz deniliyor malesef :(

    Belki bir gün izleme şansına sahip olurum

    yorumun için teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler=) sonuna bende sinir oldum hemde fena halde. ikinci filmi bende izlemedim alt yazısı bozuk diye ama kız kardeşim izlemişti o arada bende iki göz attım. ikinci filmde sesini duymuşlar ve Hache için ikinci bi kız getirmişlerdi.Babi ama orda da pek boş durmayıp yine çocuğun aklını karıştırdı. umarım düzgün bi çeviri gelirde bende izlerim.

      Sil