TRES METROS SOBRE EL CİELO : AŞKA YÜKSELİŞ

/
10 Yorumlar

     Kız kardeşim “Bu film Ma Première Fois filminden daha güzel mutlaka izlemelisin.” sloganıyla yaklaşınca dayanamayıp izledim.filmi sevdim mi sevmedim mi pek anlayamadım nedense. Kız kardeşim çünkü yanlış sloganla girmiş meğer olaya. Ma Première Fois abartısız en sevdiğim filmlerden biridir. Şimdi en sevdiğim filmden daha güzelini beklerken aslında biraz benzerini buldum karşımda. Gerçi bu film 2010 yapım ama şuan Türkiye’de Aşka Yükseliş adı altında yeni vizyona girdi. Yazıyı yazmadan önce yorumları karıştırdım herkes muhteşem falan demiş ama ben hala kararsızım.  



     Filmin konusu :"Henüz lise çağında olan iki genç Hache ve Babi, birbirlerine tutkuyla bağlanacaktır fakat onların birbirinden önemli farklılıkları vardır. Çapkın bir delikanlı olan Hache, sıradan bir aileye sahiptir ve özgürlüğüne düşkündür. Daha zengin bir aileye ve rahat bir yaşantıya sahip olan Babi için ahlak değerleri ön plandadır. Babi’nin masum yaşantısına dahil olmaya çalışan Hache, başlangıçta kendisinden nefret edilmesine sebep olacak fakat ısrarı büyük bir aşkın doğmasını sağlayacaktır. Onlar için bu aşk, hayatlarında bir ilk olacaktır. Ancak iki sevgilinin ailesi, bu ilişkiye karşı çıkacak ve yaşadıkları aşk zaman zaman çıkmaza girecektir." olarak geçiyo. Bense bu tabıtım kısmına pek katılmıyorum. Bi kere Babi çok da ahlak düşkünü bi tip gibi gelmedi bana. Bence sadece patlamak için zamanını bekliyomuş. Hache de sıradan bi aileye sahip falan demişler sıradan aile anlayışlarını pek kavrayamadım. Çocuğun anasının karıştırdığı haltlar, ailedeki ev falan pek de sıradan tanımına girmiyor. Yani konuda yansıtıldığı gibi zengin fakir çatışması dramı falanda yok.







     İşin aslı çocuk anasının yediği haltlar yüzünden yoldan çıkmış bi çocuk. Yoldan çıkmış dediysem önceden inek tipliyken şimdi bildiğiniz erseri olmuş. Motosiklet yarışları, kavgalar, güç gösterileri falan filan. Kızsa okula git gel, despot anne egemenliğinde yaşa modunda. Kızla çocuk ilk karşılaştıklarında çocuk ilk görüşte kafayı -aşk demeye dilim varmadı o serseri karizmatik çocuğa bu duygusal yaklaşımı konduramadım- takıyo. Sonra bi şekilde tekrar bi partide yollar kesişiyo falan. Çocuk kıza sonlarının nasıl olcağını söylüyor falan ama kız hiç oralı değil. Kız naz yaptıkça çocuk üzerine gidiyo. Ev sevdiğim kısımlardı kaçma kovalamacaları. Kızın en yakın arkadaşıyla çocuğun en yakın arkadaşı çıkmaya başlayınca kızda ister istemez şu bu sebeple çocukla karşılaşmak zorunda kalıyo ve sonunda aşk kıvılcımları çakıyo.




     İlk hoşuma giden şeyleri söylicem. Çocuk kesinlikle karizmatik ve çekici. Hareketlerini mimiklerini sevdim. O gülüşüne, cüretkar tavırlarına, sınır tanımamasına, hayatı dolu dolu yaşamasınaysa, kızın ısrarla peşinden koşmasına bayıldım. Kızaysa aslında hep sinir oldum ama neyse. Aralarında oluşan aşk için oldukça çok mücadele ettiler. Kız sonunda annesine baş kaldırdı, çocuk tüm acısını ilk defa kıza açtı. Birlikte hayatlarının keyfini sürmeye, eğlenmeye başladılar. Çocuk kızı kırdıkça yaptığı hataları tamir etmek için savaştı. Kızın isteklerini yapmak için sınırları zorladı. Manyakça gelebilir ama hocası kızı bırakmasın diye kadını tehdit bile etti. Aralarındaki saf aşktı ve açıkçası izlemeye doyamadım.




     Sevmediğim saçma bulduklarıma gelirsek, çocuğun artist artist yürümesi sinir etti. Kızın çocuğun namından haberi yok okul ev yaparken bastı bacak kardeşinin her şeyden haberi oluyo, annesi bi büyük kızına lak lak lak. Çocuğu tanımayan bi o. Onu geçtim o filmin sonuna doğru çocuğu ikide bir suçlamaları yok mu? La çocuğun elinde mi her bok? Nerden bilsin ne olacağının. Kafasına taş düşse ondan biliyo, iki günde dönüp kıçı o salak, içten pazarlıklı komşuya varıyo. Bundan sonrada olan çocuğa oluyo. Çocukta yağmur altında senle konuşmak için çabalasın. Zaten kızın annesi de sinir. Kızı komşuya yamicam diye kırk takla attı. Tamam çocuk serseri, annesin endişeleniyosunda bu çocuklara da yazık günah. Kızda sürekli mantığını dinlemez mi. Aşk, sevgi, gençlik heycanı nerdeee? Tabi çocukta aslında sütten çıkmış ak kaşık değil. Bildiğiniz ciddi anlamda öfke kontrolüne ihtiyacı var. Bi kaç seans terapiden daha fazla ii var o çocuğun. Kontrolsüz güç güç değil ama çocuk dokunsa pert oluyo millet. Bide 17 18 yaşında ergensin kızın babasına öyle iki çift laf edip tavlamalar falan saçmaydı. Türkiye`de o iki afilli sözleri yemezler benden demesi. 




     Ma Première Fois daha sonra çekilmiş olabilir ama ilk onu izlediğimden benzer sahneler azıcık canımı sıktı. Kızın içki atması, çocuğun havuza atıp ıslatması, su altında öpüşme, çocuğun motoru falan. Ama Ma Première Fois de çocuk kesinlikle daha az tehlikeliydi ve daha az çılgındı. Bu çocuk resmen insanı suça teşvik ediyo, geçemem dediğiniz yerleri çiğnetiyor. 



     Yazıyı yazarken fark ettim de aslında filmi sevmişim gerçekten. Sadece çocuğun başına gelenler, sonunda en çok onun kaybetmesi, mutsuz olması beni sinirlendirmiş. E tabi filmdeki aşkı engelleyici şahıslara da sinir olmama etken. Yoksa film güzel ve izlenmeye değer. Duygusal, fazla gerçekçi hayatta olabilcek bi aşk ve ayrılık. İzlerken azıcık hüzünlendirip azıcık güldüren anladığım kadarıyla da bi çok insana sürekli kendini izleten bi film. Tavsiye eder miyim? Evet.  Bu arada ikinci filmi de varmış ve ayrılıklarını, ayrılıktan sonraki acıları, yeni biriyle baylayınca olabilecekleri anlatıyomuş. Ayrılık sonrasını izlemek farklı bi deneyim olcağı için kesinlikle izlicem. Bu arada birincisinden daha çok sevenler var. Ma Première Fois Fransızca olduğundan daha çok sevmiş olabilirim, ama İspanyolcada kulağa hoş geliyor ilgilenenler için.


Bu da ikinci filmin fragmanı:






Benzer Yazılar

10 yorum:

  1. Yükselir gibi oldular ama pek yükselemediler Babi'nin karaktersizliği ağır geldi :)

    Kız bana da pek ahlak düşkünü gibi gelmedi sana katılıyorum, en başından beri itici biriydi Hugo' ya asla yakıştıramamıştım..

    Film güzel başladı, aynı güzellikte devam etti ama final saç baş yoldurdu :))

    Son Sahnede motorda Hugo'nun yanında kimi beklerken kim çıktı karşıma , tam bir hayal kırıklığı ve kızgınlık yaşadım :))

    Tamam Babi' yide görmek istemiyordum o motorda ama keşke bir kız olsaydı, ikinci bir kadın karakter şarttı bence filmde, aşkın, sadakatin, bağlılığın aslında var olduğunun kanıtlanabilmesi açısından :))

    bir kız birden bire, sevdiği adamın yanında olması gereken öyle önemli, felaket bir olayda nasıl sırtını döner pes doğrusu ...

    2. filmi altyazı olmadığı için izleyemedim iki altyazı sitesine baktım ikisinde de türkçe altyazısı için yetersiz deniliyor malesef :(

    Belki bir gün izleme şansına sahip olurum

    yorumun için teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler=) sonuna bende sinir oldum hemde fena halde. ikinci filmi bende izlemedim alt yazısı bozuk diye ama kız kardeşim izlemişti o arada bende iki göz attım. ikinci filmde sesini duymuşlar ve Hache için ikinci bi kız getirmişlerdi.Babi ama orda da pek boş durmayıp yine çocuğun aklını karıştırdı. umarım düzgün bi çeviri gelirde bende izlerim.

      Sil
  2. ay bu filme bayılıyom ben yaaa ikincisine deeee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep,
      İkincisini izlemedim ben ya. =(

      Sil
  3. Yorumlarında gerçekten haklısın,düşündüklerine kesinlikle katıldığımı belirtmek istedim.Ve bir şey sorucağım bu seri kaç filmden oluşuyo ve ben daha tengo ganas de tiyi izlemedim yanlızca fragmanına baktım,izlediklerim karşında da üzüldüm,onun hakkındaki yorumlarınıda kısaca alabilir miyim ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adısz,
      Bildiğim kadarıyla iki filmden oluşuyor. İkinci filmi izlemedim. Altyazı sıkıntısı yüzünden ama kız kardeşim izlemişti. Hüzünlü bulmuş Babi`ye öfkelenmeye devam etmişti. En kısa zamanda izleyip haber veririm =)

      Sil
  4. Ben filme bayıldım kesinlikle tavsiye ederim. Birinci bölümde babiye o kadar aşıkti ki ya insan ister istemez kıskaniyor be. Birinciyi izleyerek eski sevgilinizi unutup hache ye platonik aşık olabilirsiniz kızlar bende öyle oldu. Ya abi çocukta bir karizma var öyle birşey yok ya o motorun üzerinde karizmatik durmak her yigidin hakki değil bence. Hele o motorlu arkadaş gurubu turkiyedeki köşe başı guruplarini hatirlatti bana ve kendimi o motorlu gurubun arasina atmak istedim. Ya film baya hemde baya güzeldi polo öldugunde hugo (hache) nin aglamasi falan o kadar canım yandi ki kendimi salya sumuk ağlarken buldum. E salak babide gitti çocuğu terk etti o anda lan senin sevdigin adam en yakınini kaybetmiş sen nasıl sirtini donersin ben olsaydim yanında olurdum. Sonuçta o çocuk seninle acilarini paylaştı be salak kız. Ya çocuğun kizin odasına resimi yapıştırmasi falan baya güzeldi köprüye "sen ve ben gökyüzünün 3 metre üstünde" yazması zaten o kadar guzeldiki bunu biri sizin için yapsa ne hissedersiniz bilemem de ben baya kafayi yerdim mutlulukdan. Ya düşünsenize orada bir yazi var o yoldan bir sürü insan arabalar geçiyor ama o yazinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar sadece sen ve o biliyorsunuz anlamini ne kadar özel birsey. Hache çok yakisikliydi hemde baya yakışıklı karizmatikdi ilk filme bayıldım mutlu sonun olmaması beni çok üzdü. Yani ben adminin dediklerine kesinlikle katiliyorum. Ben 2. Filmin turkce dublajlini da izledim çünkü alt yazilisi yoktu. Dublajlar çok berbat anlatamam ya bazı filmin en özel yerlerinde cevirmemisler insanlar ispanyolca biseyler soyluyor çıldırdım ne söylüyorlar acaba diye. Ama dublajda hugonun o karizmatik sesinin yerini hiçbi ses tutamazdi tutmamista zaten. Yinede ben ikinci filmi sensiz olmaza bayıldım. Kesinlikle sensiz olmazdaki hachenin yeni aşkı jena daha sevimli sempatikdi ben bu kızı daha çok sevdim. Kızın tarzi olsun tipi olsun kişiliği olsun serseri tavırları olsun hacheye babi den daha cok uyduğunu gordum. Ama bu filmde o kadar sinirlendim ki babiye. Cocuk senden umidi kesmiş kendine yeni birini bulmuş gitti çocuğu çağırdı kumsalda yattılar sonrada ben bir ay sonra evleniyorum ama seni çok özlemiştim eski zamana dönmek istedim falan dedi. Hache jenayi bırakıp gitti babinin yanına ulan jenaya tacavuz ettiler hache orda babiyle yatarken. Ben bi sinir krizlerine girdim. Tamam barismalarini çok isterdim ama madem evlenicen sen neden adamı cagiriyon. Yani ikinci filmde kesinlikle baya güzeldi hugonun londradan dönüp o koprudeki yaziyi falan gördüğü zaman baya etkilendim ben. Mario Casas zaten baya karizmatik bi adam filmdeki rolü ona çok uyuyordu tipinden önce kişiliğine de aşık oldum o serseri tavirlari sahiplenmesi o ince davranışlari adminin dediği sinir kontrolü yoktu ama o sinirli tavirlarini falan da bayıldım ya. Hayallerimdeki erkek diyorum ya tam olarak öyle biseydir :D uzun lafın kısası 3. Filmde varmış diye duydum ben 2 gündür ard arda bu filmleri izlediğim için 3. Filmde ne olacak çok merak ediyorum bulursam kesinlikle hemen izlicem. Filmin gerçek hikayeden uyarlanmasi falan baya guzel ya gözleri dolduran duygu karmaşası yaratan bir film. Eski sevgiliyi unutmak için ideal bir film :)

    YanıtlaSil
  5. bayiliyorm bu filme ikincyi izlemek izlemek icin sabirsizlaniyorum��

    YanıtlaSil
  6. bayiliyorm bu filme ikincyi izlemek izlemek icin sabirsizlaniyorum��

    YanıtlaSil
  7. bu filmin 3.su yok muuu

    YanıtlaSil