GÜNAH ÇIKARMA VE 80 GÜN ARZUNUN RENGİ

/
5 Yorumlar
     Uzun zaman oldu ama bu arada cidden boş durmadım yazdım da, yayınlamayı atladım o kadar. Şimdi biriktirdiğim yazıları tek tek yayınlayacağım; ama ilk olarak bi günah çıkarma işlemini halledip, iki hafta önce okuduğum güncel bi kitapla başliim dedim. Kitabımız Arzunun Rengi. Pegasus Facebook sayfasında yakında basıcaklarını söyleyince cidden merak edip okuma listeme almıştım. Kitap 80 gün olarak seri halindeymiş meğer yazarın web sayfasını karıştırırken fark emiştim. Kitap tanıtımları Elli Ton vari olduğunu BDSM örneği olduğunu falan söylüyodu. Buraya yazmadım ama Elli Tona bayılmış biri olarak aklımdaki tek şey (saf saf) bu kitabı okumalıyım oldu. Kitapçıda görünce de dayanamadım aldım.


     Kitabın hemen ilk sayfalarında yazarın isminin mahlas olduğu ve iki kişi tarafından yazıldığını söylüyo. Bunlardan biri ünlü bir editör, radyocu vs. biride finans sektöründe çalışan daha önce kitapları olan ve Londra gece hayatının tanınan bi ismiymiş. Bunların tam olarak tüm dünya kim olduğunu biliyosa da, kitabı okuduktan sonra nedense benim kim olduğunu google hazretlerine yazasım gelmedi. Kitabı Elli Ton vari olduğu için okudum evet, içinde BDSM içerikli olaylar olmasını da bekliyodum evet, ama benim beklemediğim kızla adamın rahat ilişkisiydi. İşte tamda bu yüzden kendime saf dedim. Çünkü ben kitaptaki karakterlerin birbirine delicesine arzu dışında aşık olmalarını da beklerken bunlar, rahat bi ilişki yaşayarak beni tam anlamıyla delirttiler.



     Kitap Summer adında keman çalan bi kız ile Londra da metroda onu dinleyen bi profesör  olan Dominik arasından geçiyo. Adam kızın müziğine vuruluyo ve kızı bulmak için daha sonra çırpınıp duruyo. Sonra bi gazete, bi kırık keman bunları bi araya getiriyo.adam kıza kimliğini belli etmeden kemanını alıcağına ama koşulu olduğuna dair mesaj atıyo ve kızda görüşmeyi kabul ediyo. Adamın istediği ona özel bi şov sonra yeni keman kızın ellerinde. Kız kabul ediyo, dediğini yapıyo, kemanı alıyo ama olay burada bitmiyo. Adam bi kez daha istiyo kız çalıyo, adam istiyo kız çalıyo ve sonuna kendileri buldukları yer yatak ama işler böyle masumane ilerlemiyo işte. Bi kere kız böyle masum falan değil tam tersine burada ki Ana adam kızsa Christian Grey. Aslında elli tondakiler daha masum be böyle dememin sebebi içindeki cinsel içerik veya hoşlandıkları şeyler değil. Yargılamam, yargılamak bana düşmez benim kızdım şey kadının adamın gözü önde başkasıyla yatması(yatıyo dediğime bakmayın seks partisinde seks ), adamın gıkını çıkarmaması, kızım düzinelerce insanın önde çıplak dururken adamın bişey yapmaması. Bu kısımlarda adamı çok suçladım ama kızda suçlu, bi dur ne yapıyorum ben demedi. Kızın cinsel dürtüleri güçlü ama daha sonradan resmen önüne gelenle yatmasına sebep olmamalı.



     Adamla kız ayrılınca kız cidden bi pisliğin eline kendi iradesiyle düştü. Adam ne derse yaptı. Bahanesine gelince “merak”. Merak kediyi öldürür haberi yok. Bu yazıyı ilk okuduğumda yazmış olsam daha beter şeyler derdim biliyorum, çünkü iğrenç geldi. Kız her şeye eyvallah diyo. Kızı resmen satıyo açık arttımayla evallah diyo, önüne gelene sunuyo eyvallah diyo lan bu ne. Bana açıkçası insanın kendisine hiç saygısı olmadığını kullandırttığından başka bişey göstermiyio. Kız bunları yaparken Dominik ne yapıyo derseniz, adamda kızın arkadaşıyla yatıp kalkmakla meşgul. Kitapta tek sevdiğim karakter Summer`ın bi zamanlar birlikte çalıştığı ve arkadaşı olduğu Jasper. Adamın bu taraklarda bezi yok kitabın diğer tüm karakterlerinde olduğu gibi. Aksine kızı korumaya çalışıyo. Kızın onu suçladığı şeyse “bi boktan anlamayan bağnaz”. Kitap hakkında böyle kötü düşününce kendimi yargıladım bi ama kısa sürede vardığım sonuç; bana sevgisiz seks alelade seks iğrenç geliyo. Kız yaptıklarını sadece adamla yapsa ilişkileri bu derece rahat olmasa anlarım ama diğerleri bana göre değil. 



Kitabı Elli Ton gibi BDSM olarak sürüldü, ama bu kitap cidden öyle. Bu konu hakkında baya bilgi verdiği açık. Kulüpler, olaylar, işleyiş… bi çok konu hakkında bili veriyo. Gerekse partileri detaylı olarak anlatıyo. Ama benim feminist tarafım bu durumdan hiç hoşlanmadı. Kadınlar ve hatta erkekler köle durumundaysa cidden yandılar köle olarak damgalanmaya kadar gidiyo iş. Summer bi saniye düşünmese damgayı da yicekti. Nerde kaldı özgürlük. Zaten hatun kitapta ful çıplak gezdi. Keman çok isityosun anlıyorum da, lan keman bu. İlla harika olmak zorunda değil. Al iyi kötü kendine bi keman. En azından bi süre idare etseydin. Keman bu dediğime bakmayın ben de kendi kemanıma resmen aşığım, ama kemanımın başına bişey gelse tanımadığım adamla buluşur muyum..? Gözüme imkansız geliyo. Hele böyle bi ülkede daha da imkansız. Lan adamı keserler, kolu bacağı ayrı yerlere gömerler, bulunmam yıllar alır. Ama kız Londra`nın zindan tipli gizli yerlerinde arkasında gözü bağlı müzisyenlerle, adama çıplak resital vermekten de geri durmadı. Sonrasında kadın utangaçlı zaten bi kenara bırakıp, kamuya soyunuyo orası ayrı. Adam kapıyı açıyo kız koşarak dalıyo. Adamada kıza da sinir oldum. Adam kızla arkadaşının yanında birlikte olurken yuh bu kadar da olmaz dedim, ama kızda adamda halinden memnun. Zaten meğer bu başlangıçmış ya neyse. 


Kitapta gözüme hoş gelebilecek hiç bişey bulmadım.Belki sadece çok sevdiğim besteciyi onunda sevmesi kıza başta sempati duymamı sağlamış olabilir. Vivaldi`den bahsetmesi kitabın artısıydı. Dili falan iyi iki kişinin eli olduğu belli iki farklı ağızla yazılmış. Kitabı ben sevmedim siz ne düşünürsünüz bilmem. Merak eden okusun ama on sekizden küçükler elini bile uzatmasın derim. BDSM hakkında bilgi edinmek isteyenler okuyabilr ama bulduklarımız bu işin ne kadarını yansıtıyo bilmem. Ha bide bunu okumak yerine okumadıysanız elli ton okuyup nunla vakit kaybetmeyin derim. Çünkü kitap benim için hayal kırıklığı ve vakit kaybıydı. 





Benzer Yazılar

5 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba ,

    Yorumuna bayıldım :) seriyi almayı düşünüyordum ama bu yorumdan sonra vazgeçtim , çünkü düşüncelerine katılmamak elde değil.

    İki kişinin karşılıklı rıza ile yaşadığı her şeye tamam, ama araya 3.4.5. kişiler girdimi iş başka yerlere varıyor

    Ben, Grinin Elli Tonu serisine bayıldım, seninde beğendiğini görüyorum,. Eğer okumadıysan sana "Logan Belle- Kütüphaneci" kitabını tavsiye ederim, seveceğinden eminim, çünkü ben Sebastian Barnes'ı çok sevdim :))

    Kütüphaneci kitabında sadece 3 şey vardı keşke olmasaydı dediğim, okursan konuşuruz bu üç şeyin ne olduğunu :))

    yorumlarını zevkle okuyorum , kendine iyi bak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok Teşekkürler.Geçcevap yazdığım içinde çok özür diliyorum. Hastaydım ve başımı kaldıramadım. =) Elli tona bayıldım diyebilirim. Gerçi insan nasıl sevmez bilemiyorum. Kütüphneci`yi okumadım ama gözüme takılmıştı. tavsiyen üzerine hemen listeme ekledim ilk siparişimde almayı düşünüyorum =) Okuduktan sonra kitap üzerine konuşmayı çok isterim =)))

      Sil
  3. Merhaba;
    Bu kitabın satış taktiği olarak Elli tonla anılması bile yanlış!! Elli tonda Ana aşık Grey tutkulu çılgın aşık. Bundaysa kız bildiğin f*hişe hemde bedava!!
    Bu seriye verdiğim parayı keşke başka kitaplara yatırsaydım yazık oldu yazık!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. neslyx,
      merhaba. Al benden de o kadar. Ama ben ilk kitaptan sonra akıllanıp devamını almadın ve hiç de pişman değilim =)

      Sil