UMUT IŞIĞIM

/
2 Yorumlar
    Kitaptan bahsedicem şayet film 4 Ocak`ta çıkıyo. Filme gitmeye zaman bulabilir miyim bilmiyorum; ama eninde sonunda izleyeceğimin garantisini verebilirim. Kitap son dönemde orda burada adını duyduğum, gördüğüm bi kitaptı. Bu sefer milletten çok duyup, üzerinden yıllar geçmesini beklemeyeyim deyip duruyodum kendime. Alma planları içerisindeydim zaten ama buna gerek kalmadı. Kitap benim ilk yeni yıl hediyem. Kargo paketini ben açamadım ama kargonun içinden çıkandan son derece memnunum.



    Elimde okumakta olduğum kitabı bitirir bitirmez okumaya başladım. Kitabı okumaya başlamadan önce filmin fragmanını izlediğim için kitabın her anında oyuncularla özdeştirip kafamın içinde öyle şekillendirdim. Ee bide filmde Bradley Cooper gibi çok sevdiğim, bolca filmini izlediğim biri olunca hayal gücümün karakteri canlandırması pekte zor olmadı. 



    Kitap başkahraman   Pat Peoples’ın,  annesinin çeşitli çabalarıyla kapatıldığı deliler hastanesinden çıkarılmasıyla başlıyo. Pat karısıyla ayrılması üzerine kitabın sonunda ancak öğrendiğimiz bi sebep yüzünden o hastaneye kapatılıyor. Pat`e göre bi kaç ay kaldığı yerde aslında dört yıl kalmış ve bu süre zarfın olanları kafasından tamamen silmiş durumda. Pat`in dış dünyayla mücadelesini izlerken bi yandan da geçmişe yaşananlara dair ipuçları yakalamaya çalışıyosunuz.


     Pat eski karısı Nikki`yi kazanmayı umutsuzca hayatının amacı haline getirmiş halde. Düşündüğü yaptığı her şey Nikki endeksli. Spor yapıp, çok okuyo ki Nikki`nin istediği gibi biri olabilsin. Ölümüne spor yapmak onun için hayatın anlamı olmuş; çünkü Nikki ile evli olduğu süre boyunca aldığı kiloları vermeli ve ilk tanıştıkları o fit haliyle karşısına çıkmalı. Çok okumalı çünkü Nikki İngilizce öğretmeni ve onunda kitap okumasını isterdi. Nazik olmalı çünkü o öyle isterdi. Her şey ama her şey onu geri kazanmak artık düzgün bi koca olabileceğini göstermek, ona göre ayrılık süresi olarak gördüğü bu ayrılığa son vermek için.


    Patin ailesinden bahsetmek gerekirse onun özleyen bi erkek kardeşe sahip. Çocukluklarından beri bu iki kardeş ve babanın tek ortak noktası EAGLES. Pat`e bu zor durumunda bir yandan da Amerikan futboluna tutunarak etrafındaki insanlarla, eski dostlarıyla iletişim kurmaya çalışıyo. Bir insan nasıl hayatını maç endeksli yönetir bilmem ama Pat`in babası öyle yapıyo. Kazanırsa kendi sınırlarında tatlı, kazanamazsa gudubet bi herif olup çıkıyo. Annesi tüm bu sorunlu erkeklerin arasında kalmış, bunlarla mücadele etmeye çalışan, güçlü ama aynı zamanda kırılgan bi kadın. Kocasından beklentileri de bi türlü karşılık bulmuyor. Çünkü kocası olacak herif ki bu Pat`in öz babası oğluyla konuşmaya bile tenezzül etmiyor. Kendi kabuğuna çekilmiş sert karakterli bi tip. Pat`in tüm kitap boyunca onunla olan umutsuz konuşma özlemine bi türlü cevap vermiyor. Bence Pat`in babasının da bi psikoloğa ihtiyacı var. Psikolog deyince Pat`in Hintli psikoloğundan bahsetmeden geçmek olmaz. Görüp görebileceğiniz en tatlı ve sıra dışı psikolog. Bunlardan gerçekten var mı bilmem ama bi gün psikoloğa işim düşersen bende ondan bi tane istiyorum. Sadece doktoru değil aynı zamanda arkadaşı da oluyo .



     Eee tabi bu hikayeye bi de kadın lazım. Yakın arkadaşı Ronnie`in eşinin kız kardeşi  Tiffany giriyor sahneye. Tiff`inde sorunlu bi geçmişi var ve bununla başa çıkma yöntemleri oldukça farklı. Kız Pat`e fena halde takıyo ve her koşusunda onu geriden takip ederek eşlik ediyo. Bunu neden niçin yapıyo söylemiyo ve Pat`le birlikte öğrenmemiz zaman alıyo.



   Kitabın sonunda ne oluyo söyleyemem ama Tiff`inde Pat`inde asıl hikayesini öğrenmek için kitabın son sayfalarını beklemek zorunda kalıyosunuz. Ama bu sizi hiç sıkmayıp, sadece merakınızı arttırıyo. Nedeni öğrenmeye giden yolda bi hayata şahit olup, az çok kendinizden bişeyler buluyo, Pat`in sürtük karının  saçını başını yolmak istiyo, Pat`i sarsıp uyan artık demek istiyosunuz. Merakla Pat`in ondan vaz geçmesini ve gerçekleri hatırlamasını beklerken bi yandan da onun içinize işlemesini hayretle fark ediyosunuz. Böyle manyak karakterle görmedim, böyle manyak bi karakteri sevmemiştim. Çoğu zaman Pat için deli gibi üzülücek onun kırılan kabini onarmak isticek çocuksu tarafının ne kadar şefkate aç olduğunu görceksiniz. Onun için. Hayat için bi umut arayacaksınız. Söylemeden edemicem kargo paketinin içine iliştirilen umut bu paketin içinde sözü kitaba cuk oturmakla birlikte, hayatın bi hediye paketinden ibaret olup, içindeki umut kırıntılarının saklı olduğu hediye paketlerini bulmamız gerektiğini  hatırlattı bana.


    Kitabın diline gelecek olursak; dili hafif ve akıcıydı. Baş kahramanımız Pat`in ağzından anlatılıyodu olaylar. Hatta daha doğru belirtmek gerekirse sizi onun beynine yerleştiriyor ve düşüncelerini duyuyo, onunla yaşıyo, onunla hatırlıyo, onunla hissediyosunuz. Farklı bi deneyim, farklı bi pencere için okunması gereken nasıl bittiğini anlamayacağınız bi kitap. Dua edin de biri yeni yıl hediyesi olarak kapınıza bıraksın.





Benzer Yazılar

2 yorum: